VİTRİNDEKİ O SAAT!

Doğru okumak isteriz ama zordur yabancı markaların Türkçe okunuşları. Eskiden bu kadar çok markanın olmadığı, İstanbul ve Ankara radyolarının altın çağını yaşadığı günlerde işimiz daha kolaydı.

 

Türkiye’de fazla saat markası yoktu. İsviçre saati denince akla Zenith gelir, bunu Omega ve Longines takip ederdi. Üstelik radyo reklamlarında bu az sayıda markanın doğru okunuşlarını sıkça duyardık. Bir de herkesin kendi saatçisi vardı. Marka belirtilmeden saat almaya gidilir, hatta “Bak sana bırakıyorum;  doğru çalışsın” denirdi.

 

Saat önemli bir ihtiyaçtı. İsviçre malı olması da kullananın statüsünü arttırırdı. Sonra Japonların buluşu; pratik, dakik ve daha hesaplı pilli saatler piyasamıza girdi. Türkiye’de marka sayısı arttı. Okuryazar sayısının da artması ile gazete ve dergi reklamları saatler için daha fazla kullanılmaya başlandı. Artık markalar daha ziyade göze hitap ediyorlardı.

 

Böylece, CITIZEN markası halk ağzı ile “Çitizen” veya “Getezin” oldu. Hatta piyasamızın akıllıları “Getezin” marka saat imal ettirip sattılar. GUESS markası “Gıs”, “Gues” veya ‘Gas’ olarak okundu. Yanlış okumak ve komik duruma düşmek istemeyen müşteriler “Vitrinde sol üstte bulunan markanızdan istiyorum” diyerek sizin doğru okunuşunu söylemenizi beklediler.

 

Burayı tıklayarak bazı önemli saat markalarının ve saat terimlerinin doğru okunuşlarını duyabileceksiniz. Bu yazımızda saat meraklılarının kulağına hitap etmek istedik, sanırım okunuşunu merak ettikleriniz çıkacaktır.

 

 

Kaynak: ustasaati